| |||||||||||
| |||||||||||
GOOGLE TRANSLATEElektric NewsSolar Energy newsÖNEMLİ LİNKLERGAZETELER |
Özdisan Emin Adımlarla...
Ürün yelpazemiz iki ana gruptan oluşuyor. Birinci bölüm kompanentler,
Özdisan’ nın gelişim sürecini anlatabilir misiniz? İnform’dan ayrılış nedenleriniz, 2005 yılında Karaköy’deki yerinizden Ümraniye’ye geçiş döneminiz, tüm bu gelişim ya da değişim süreci ve bugünkü durumunuz. 1980-86 yılları arasında sadece üretim alanında faaliyet gösterirken bir ihtiyaç doğması nedeniyle ve pazarda ihtiyacımız olan çeşitli komponentlerin tedarik zorluğu ve bilinçli tedarikçi bulunamaması ve pazardaki bu boşluğu da değerlendirmek adına ikinci şirketimizi 1986 yılında kurduk. Bu şirketimiz Özdisan Elektronik A.Ş.’nin temelini oluşturmaktadır. Daha sonra pazarda özellikle güç elektroniği konusunda çalışmalarımıza ağırlık verdik. Firma olarak ürün yelpazenizi öğrenebilir miyiz? Ayrıca hangi firmaların temsilciliklerini yürütüyorsunuz? Ürün yelpazemiz iki ana gruptan oluşuyor. Birinci bölüm kompanentler, ikinci bölümü ise fabrika ve bina otomasyonunu içeren ürünlerdir. Sektörde ,Başlangıçta Güç elektroniği, pasif ve elektromekanik konusunda çalışmalarımızı geliştirdik. Türkiye’nin yanı sıra,Komşu ülkelere de ihracat yaptık. Elektromekanik ürünlerde iş birliği yaptığımız bugünkü Panasonic firmasının 1999 yılında bize önerisiyle otomasyon departmanımızı oluşturduk. O günden buyanada faaliyet alanımızı genişleterek devam ettiriyoruz. Otomasyon ve mühendislik çalışmalarında hangi noktadasınız ve gelmiş olduğunuz noktadan memnun musunuz? Firmanın AR-GE yatırımları konusunda neler söyleyebilirsiniz? Fabrika ve bina otomasyonu, Sektöre Panasonic firması ile girdiğimiz PLC, OPERATÖR PANELLERİ ,İNVERTÖR ve SENSÖR .lerin yine VACON ,SUNX ve EASY VIEW firmalarına ait yüksek teknolojik ürün gruplarında,satış öncesi ve satış sonrası hizmetlerimiz vardır. Türkiye’ de ilk defa ücretsiz eğitim vererek bir ilki gerçekleştirdik. Türkiye’de daha önce otomasyon konularında ciddi sayılabilecek paralarla eğitimler verilmektedi. Bizim ücretsiz eğitimlerimizin sonrasında insanlar bu şekilde eğitim taleplerinde bulundular.Daha geniş kitleler bu konuya ilgi duymaya ve diğer rakip firmalarında benzer uygulamaları ile son 6—7 yıldır, bu ürün grupları daha fazla kullanılır oldu. Bunu da özellikle MAKİNE SANAYİSİ’nde yaşanan patlamayla özdeşleştirebiliriz. Bizim otomasyon konusunda yapmış olduğumuz en önemli hizmet altyapı. Teknik konularda bize bir soru geldiğinde biz bu tarz soru ve sorunları rahatlıkla giderebilecek bir altyapı oluşturduk. Otomasyonda kendimize Hedef olarak koyduğumuz noktanın şu sıralar çok gerisinde sayılırız. 2007-2008 yılları Özdisan Otomaston açısından bir atılım ve gelişme yılı olarak ortaya kendiliğinden çıkacaktır. Buna neden olarak da bugüne kadarki çalışmalarımızda altyapıya verdiğimiz önemin yatması gösterebiliriz. Ar-ge konusunda bizim kendi içimizde Ar-Ge yapımız yok. Fakat nitelikli kişilerin bir takım ara yazılımlarla ilgili çalışmaları var. Ancak AR-GE.ye destek birimimiz vardır. Kendi içimizde ayrıca bir AR-GE yapılanması içerisine gireceğiz.Bunu için önümüzdeki yıllarda ciddi yatırımlar yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Her ne kadar Bugüne kadar birkaç ürün geliştirmiş olsak da , şu aşamada AR-GE miz var demek, diğer bu işe yıllarını vermiş, kişi yada kuruluşların AR-GE birimlerine bir anlamda saygısızlık olur inancındayım. Önümüzdeki yıllarda ithal ürünlere bağlı kalmamak ve alternatif ürünler geliştirerek, pazarda yerli üretimin var olduğunu ispatlamamız gerekecektir. Otomasyon konusunda/alanında ciddi bir yatırım içersindeyiz. 27 yıldır sektör içerisinde üreticilik ve 21 yıllık tedarikçilik geçmişimiz var. Bu bilgi birikimin sonucunu OTOMASYON konusunda göstereceğimizden hiç kuşkum yoktur. Firmanızın ihracat durumu nedir? Kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz? Bugün itibariyle, Yapmış olduğumuz ticaretin içerisinde henüz daha % 4-5 oranlarında bu ihracatımızı 2010 yılına kadar güncel ciromuzun % 20 lere çıkarmayı arzuluyoruz.Bu konuda komşu ülkelerde ciddi girişimlerde bulunmaktayız. Temsilciliklerini yürütmüş olduğumuz firmaların ürünlerini ihraç etmekteyiz.Zaman zaman bazı ülkelerde kısıtlamalar olsa da ihracatı artırmakta karalıyız. Ticari yapılanmanız, sisteminiz ve çalışma prensipleriniz nelerdir? En önemlisi müşteri odaklı çalışıyoruz. Gerçekten müşterilerimiz veli-i nimetlerimiz. Müşteri kendi kimliğini gerçekten iyi bir şekilde algılamış ve karşılıklı anlayış kuralları bilincinde ise, onlarla bütünleşerek çalışmalarımızı ve desteğimizi maksimuma çekmeye çalışıyoruz. Sektör içerisinde 27 yıllık bir geçmişe sahip olan bir firma olarak Ülkemizdeki rekabet koşullarını ve piyasanın durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’deki sanayiciler ve kobiler büyük sıkıntı içerisindedirler. Neden sıkıntı içerisindeler daha önceleri sıkıntı içerisinde değiller miydi? Daha önceleri Türkiye’de kar marjları daha yüksekti. Enflasyon vardı. Bu maliyetlere ister istemez konulmaktaydı. Sermayelerde bu nedenle aynı enflasyon karlarından pozitif anlamda nasibini almaktaydı.Şimdi ise bu karlar rafa kalktı. Hatta paramız son dört yılda % 20 civarında revalüe ( değer kazanmak ) oldu.Enflasyonda ise belirgin bir düşüş yaşansada, arada Türk Lirasının % 150 den fazla değerlendiğini Enflasyon + Revalüasyon denklemi ile algılamak mümkündür. Halbuki özellikle 1996 sonrası Gümrük Birliği sonrası Türkiyede koşullar hızlı bir şekilde değişmeye başladı. Önceleri İthal ürünlerin fiyat baskısı net olarak yokdu. Ancak pazarımız geliştikçe bu rekabeti yerli sanayiciler ve kobiler çok şiddetli hissetmeye başladılar. 2001 krizi sonrası ortaya çıkan tabloda artık dünya pazarlarına açılmak şirketlerin gündemine girince, rekabetin gerek iç, gerekse dış pazarlarda kızıştığını gözlemlemeye başladık. Son dört yılda,Türkiye’nin İhracatı ciddi anlamda gelişmiş görünse de, Karların erimektedir. Düşük marjlar ile yapılan ticareti, üretim artışları ile desteklemek zorunda kalındığında da, yeni parasal kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durumda zaten bıçak sırtında gerçeştirilen üretim maliyetleri artmakta, Mastricht kriterleri doğrultusunda, bankacılık sektörü, bu noktada kısa vadeli borç yükü artmakta olan firmaların yeni kaynak taleplerini risk faktörününün yükselmesi nedeniyle, karşılamak istememektedirler. Buda Sermaye yetersizliklerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bunun sermaye yetersizliği, bu düzeyde borçlanmış firmaların birleşmelerine de bir anlamda engel teşkil ettiğinden, Hükümetlerin bu durumları görerek, yeni bir yaklaşım tarzını benimsemesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Yerli üreticilerin sorunları ve desteklenmeleri konusunda düşüncelerinizi alabilir miyiz? Bu gün Türkiye’de, canını dişine takarak 10 yıldır faaliyet gösteren dürüst ve Türkiye’de yatırım yapmayı sevmiş, dışa açılmış, istihdam sağlamış şirketlerin, Sermaye yetersizlikleri nedeniyle, yarın ya da öbür gün muhtemel iflas veya kapanmalara neden olabilecektir. Büyüme aşamasındaki bu şirketlerin, Sanayi Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak bir kurul tarafından, tespiti yapılarak bu şirketlerin sermaye yapılarını düzenleyici, şirket ve ortak kefaletleri ile uzun vadeli(mümkünse faizsiz) krediler sağlanmasıdır. Sizin ya da sektörün size göre en büyük sorunu veya sorunları nelerdir? Bugün sektörü başlıca birkaç bölüme ayırmamız gerekmektedir. 1. Endüstriyel Güç Elektroniği. Uzman olduğumuz alandır 2. Beyaz Eşya, Diğer Ev gereçleri sektörü. Uzman olduğumuz alandır. 3. Akıllı bina ve güvenlik Ekipmanları elektroniği.Uzman olduğumuz alandır. 4. Fabrika Otomasyonu Elektroniği Uzman olduğumuz alandır. 5. Audio-TV sektörü, bu konuda dünyada saygın bir yerimiz var olmasına rağmen , bu sektörde çok iddialı olduğumuz söylenemez. 6. Otomotiv Elektroniği, yeni yeni bu konuda atılım var. 7. Aydınlatma Elektroniği. Oldukça deneyimliyiz. Bu saydığımız sektörlerin tamamına getirdiğimiz, muhtelif çözüm yada önerilerimiz mevcuttur. Bu geniş yelpazedir. Amaca uygun ürün seçimi konusunda firmalara yardımcı olmaktayız.Onları doğru yönlendirmeye çalışıyoruz. Özdisan’ nın gelecekle ilgili planlamaları ve ulaşmak istediği hedefleri nelerdir? Özdisan’ nın dört başı mahmur iyi bir konuma gelebilmesi için yeteri kadar bir istihdama ulaşabilmemiz ve bu istihdamı doyurucu bir takım faaliyetlerde bulunmamız gerekiyor. Türkiye’nin koşullarının düzelmesi ve bazı değişimlerin oluşması ve oturması gerekiyor. biz daha çok bölgesel çalışmalarımız devam ediyor. Bulgaristan, İran, Suriye’de yapılanmalarımız devam ediyor. Daha başka komşu ülkelerde de yapılanma çalışmaları ve araştırmalarımız da devam ediyor. Bu arada önümüzdeki günlerde Suriye’de düzenlenen bir fuara ekipmanlar ve ekibimizle birlikte katılacağız. Ayrıca seminer vereceğiz. İran’da da bu ay içerisinde ortak bir şirket kuruyoruz. O bölgeler bizim için bakir bölgeler. Bu çalışmalardan olumlu sonuçlar bekliyoruz. Mustafa Bey; iletmek istediğiniz bir mesajınız ya da eklemek istediğiniz başka konular var ise onları alabilir miyiz? Vacon firması konusunda faaliyet gösteren dünyanın en gelişmiş INVERTÖR firmalarından birisidir. Bu marka olarak Türkiye de Özdisan ile birlikte yeni yeni duyulmaya başladı. Ancak 1969 yılından beri bu konuda uzmanlığı Tüm dünyaya kanıtlamış üst düzey bir kaliteye sahip bu marka, Türkiye de adından çok söz ettireceğine inancım tamdır. ÖZDİSAN olarak OTOMASYON sektöründe, biz PANASONIC ve VACON markalarıyla özdeşleceğimizi düşünmekteyim. Bu markaların gerçek kalitesini ve güvenilirliğini, şimdi artık Türkiye’de de bilmeyen kalmayacaktır. Bu haber 990 defa okunmuştur.
|
HABER ARAKüresel HaberEN ÇOK OKUNANLAR
|
|||||||||
|
Sitemizdeki yazy, resim ve haberlerin her hakky saklydyr.
Yzinsiz,kaynak gösterilmeden kullanylamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||