Scada Ve Otomasyon Üzerine
Sedat Gönül
Genel Müdür Yardımcısı
SYS Sistem Yazılım Tasarım A.Ş.
Öncelikle SCADA ile otomasyon terimleri arasındaki ayrımı yapmakta fayda var. Genellikle bu terimler birbirine çok karıştırılıyor. Otomasyon, bir fabrikanın veya makinaların insan müdahalesini en aza indirecek şekilde otomatik olarak işletilmesini sağlayan düzenekler ile idare edilmesidir. Otomasyon sistemlerinde insan izleyici olarak sistem içerisinde yer alır, otomatik işleyişin kesintiye uğraması halinde müdahale eder.
SCADA; İngilize Supervisory Control and Data Acquisition kelimelerinin ilk harfleri alınarak oluşturulmuş bir terimdir ve anlam olarak bir şehrin içme suyu şebekesi, elektrik şebekesi, doğalgaz şebekesi, yüzlerce kilometre uzunluğunda doğalgaz ve petrol boru hatları gibi geniş alan yayılmış şebekelerin insan denetiminde gözlemlenmesi ve elde edilen veriler doğrultusunda gerekli müdahalenin yine insan eliyle sağlandığı sistemleri ifade eder.
SCADA denilince otomatik bir işleyiş değil, aksine tamamen insan denetiminde yürütülen bir işleyiş anlatılmaktadır.
Bu önemli ayırımı yaptıktan sonra sorunuza dönecek olursak, SCADA sistemleri geniş alana yayılmış şebekelerin, şehirlerin içme suyu veya atıksu şebekesi, doğalgaz şebekesi, elektrik şebekesi, ülke çapındaki doğalgaz ve petrol boru hatları gibi şebekelerin bilgisayar aracılığıyla, insan denetiminde, merkezi olarak izlenmesi ve yönetilmesini sağlamak için kurulan sistemlerdir.
SCADA SİSTEMLERİNİN SEÇİM KRİTERLERİ
SCADA sistemlerini şebeke yönetimi yapan kurumsal kullanıcılar kullanıyorlar ve bu kullanıcıların faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi son derece önemli bir konu. Bu bakımdan genel bir prensip olarak denenmiş, dayanıklılığı bilinen ve yedekli çalışabilen donanım ve yazılımların seçilmesi gerekmektedir. Özellikle ülkemiz gibi altyapı yatırımlarını sağlıklı tamamlayamamış ülkelerdeki temel sorun mevcut şebekenin işletilmesi için bu tip sistemlere mutlaka ihtiyaç duyulmasıdır. İşletmeciler altyapı yatırımlarının sağlıklı olmamasının getirdiği kayıp, kaçak, hizmette kesinti v.b. sorunlarla mücadele etmektedir.
İşletmeciler, sahip oldukları şebeke üzerine SCADA sistemini kurduktan sonra bu yatırım sonlanmamaktadır. Şehirlerin büyümesi, mücavir alanların genişlemesi v.b. sebeplerden dolayı kurulan sisteme ileride ilave yapılması gerekecektir. Bu konuda; yakın zamana kadar işletmecileri bir markaya bağımlı kılan kapalı sistemlerin kurulması yaygındı. Fakat son yıllar içerisinde açık sistem mimarisini destekleyen, genel amaçlı yazılım çözümlerinin çoğalması ile birden fazla marka ve modelde cihazların mevcut sisteme ilave edilmesine olanak verecek çözümler oluşturuldu. Bir sistem kurulduktan sonra ileriye dönük ilaveler tamamıyla kontrol merkezindeki yazılımın açık mimaride olması ile ilgilidir. Dolayısıyla SCADA sisteminde dikkat edilecek en önemli şey, kontrol merkezindeki yazılımların açık mimaride, birden fazla marka ve modelde saha cihazlarını destekleyecek şekilde olmasıdır.
Sahada kullanılan ekipman anlamında da önemli bir ayrım vardır. SCADA sistemlerinde zorlu dış ortam şartlarında çalışabilecek türden ekipmanların seçimi çok önemlidir. Örnek vermek gerekirse bir şehrin içme suyu şebekesindeki bir depo genellikle şehrin yüksek tepelerinde kuruludur. Buraya konulacak saha ekipmanları zorlu çevre şartlarında çalışabilecek ve dış ortama uygun tipte olmalıdır.
Sistemlerin son derece geniş bir alana kurulduğu ve kışın sahaya ulaşımın çok zor hatta bazen imkansız olduğu düşünülecek olursa sahada kullanılan cihazların veri iletişim özelliklerinin son derece gelişmiş olması çok önemlidir. Bu amaçla kullanılacak olan cihazların otomasyon uygulamalarında kullanılmayan telsiz, uydu, mikro dalga v.b. iletişim ortamlarında çalışması gerekir.
Yine sahada enerji temini de önemli bir sorundur. Bu bakımdan kullanılan cihazların düşük güç tüketmesi, saha cihazlarının çalışması için kesintisiz güç sistemleri kurulması ve gerektiğinde güneş enerjisi v.b. enerji kaynaklarının kullanımı gerekmektedir.
Bir önemli konu da sahada kullanılan kontrol cihazının ne olması gerektiğine dairdir. Bu başlık altında karşımıza iki ayrı cihaz çıkmaktadır: PLC ve RTU. PLC’ler dış ortam şartlarına dayanıklılık, gelişmiş iletişim özellikleri, düşük güç tüketimi v.b. kriterler gözönüne alınarak tasarlanmamıştır. Bundan dolayı SCADA sistemlerinde sahada RTU adı verilen kontrol cihazları kullanılmalıdır.
SCADA sistemlerinin projelendirilmesi ve kurulumu çok zahmetli bir iştir. Bir kurum böyle bir yatırım yapmayı düşündüğünde öncelikle kuracağı sistemi çok iyi projelendirmelidir. Ancak, ne yazık ki ülkemizde bu tür şebekelerin işletmeciliğini yapan kurumların elinde çok kalifiye insan gücü yoktur. Dolayısıyla kurumun kendi iç kaynaklarıyla böyle bir proje çalışmasını yapma olanağı da yoktur. Ülkemizde bu konudaki müşavirlik hizmetleri de ne yazık ki yeterli değildir ya da gereği gibi yapıldığında çok yüksek maliyet getirmektedir. Dolayısıyla bir kurumun böyle bir sistemi kurabilmesi için öncelikle bu konuda uzmanlaşmış, mühendislik gücü ve bilgi birikimi yüksek bir firma ile birlikte bu çalışmaları yapması çok çok önemlidir.
TÜRKİYE’DE SCADA SİSTEMLERİNİN KULLANIMI
SCADA sistemleri, altyapı yatırımlarını sağlıklı bir şekilde yapmış ve yapmaya devam eden, bu tip bir sisteme gereksinimi daha az olan gelişmiş ülkelerde oldukça yaygın kullanılmaktadır. Sağlıklı altyapı yatırımından kastedilen iyi projelendirilmiş ve öngörülen kullanım süresi içerisinde sorun çıkarmayan ekipmanlar kullanılarak yapılmış şebeke yatırımlarıdır.
Ülkemizde altyapı yatırımlarının çok sağlıklı yapıldığı söylenemez. Hem planlamada hem de planlanmış yerlerin yapımında çok ciddi sıkıntılar olduğu apaçık ortadadır. Bu şekilde yapılan altyapı yatırımları nihayetinde ciddi oranda kayıp/kaçak oranları ile geri dönmektedir. Bir şebekenin bütününde kayıp/kaçak analizlerini yapabilmek için SCADA sistemi bir zorunluluktur. Ne yazık ki ülkemizde karar verme durumunda olan yöneticilerin konuya duyarsızlığı sebebiyle bu tür yatırımlar gerektiği gibi yapılamamaktadır. Kabaca örnek vermek gerekirse, 81 ilimizde içme suyu şebekesinde kurulu SCADA sistemi sayısı onu geçmez. Doğalgaz dağıtım şebekesinde 81 il içerisinde şu anda sadece iki şehrin dağıtım şebekesinde SCADA sistemi kuruludur ve bir şehir de kurmaya çalışmaktadır. Elektrik dağıtımı konusunda da tablo farklı değildir. Sadece bir şehirde kurulu bir sistem vardır, iki tanesi de kurmaya çalışmaktadır.
Mevcut şebekenin sağlıklı işletilebilmesi ve kayıp/kaçak analizinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için zorunluluk olan SCADA sistemini kurmadan; şebekeyi yönetmek, kayıp/kaçak oranlarını saptayıp, azaltmak mümkün değildir. Yakın zamanda ülkemizde su ile ilgili yaşanan sıkıntıyı hepimiz biliyoruz ve bugün anladık ki biz su zengini bir ülke değiliz. Ülkemizde şehirlerdeki içme suyu üretimi ve dağıtımı ciddi anlamda enerji tüketilerek sağlanmaktadır. Sudaki kayıp/kaçak oranlarını düşürmek kısıtlı olan su kaynaklarını kullanımda tasarruf anlamına geldiği gibi enerjide de ciddi anlamda tasarruf demektir.
“KURULUŞTAN BU YANA ANA UĞRAŞ KONUMUZ SADECE SCADA”
Firmamız 1993 yılında kurulmuş, yaklaşık 17 senelik bir firmadır. Kurulduğu günden bu güne dek ana uğraş konusu SCADA olmuştur. Özellikle SCADA’yı tekrar vurguluyorum. Otomasyon değil SCADA. Daha önce tarifi yapılan, geniş alana yayılmış şebekelerin merkezi olarak izlenmesi ile ilgili sistemler kurulumunda çalışmıştır.
Firmamızın en temel üstünlüğü tek bir markaya bağımlılığı olmadan birden fazla marka ve modelde ürünleri ihtiva eden, genel amaçlı, açık sistem mimarisine uygun SCADA sistemlerinin mühendisliği, projelendirmesi, kurulumu, işletilmesi ve eğitimi dahil olmak üzere anahtar teslimi sistemler kurmasıdır.
Bu konuda ciddi mühendislik ve bilgi birikimi vardır. Firmamız, kurulan sistemlerde, üreticilerin hazır yazılım ve donanım çözümlerinin yeterli olmadığı, uygulamaya özel çözümler geliştirmek gereken durumlarda gerekli çözümleri üretme gücüne sahiptir.
Kısaca söylemek gerekirse firma yüksek bilgi birikimi, mühendislik gücü olan ve ihtiyaca tam uygun şekilde sistem entegrasyonu çözümünü sağlayan yapıdadır.
Firmamız Türkiye’deki Ankara, Antalya, Konya, Kayseri, Rize içme suyu şebekesi SCADA sistemlerini, İstanbul ve Ankara doğalgaz dağıtım şebekesi SCADA sistemlerini, BOTAŞ’ın ana iletim hattı SCADA sistemi gibi sistemlerin kurulumunu yapmış ve yapmaktadır. Enerji sektöründe ise Türkiye’ye referans olacak Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi SCADA sistemini, ki bu sistem elektrik ağırlıklı olmak üzere, su, atıksu ve doğalgaz şebekesini de içermektedir, kurmaktadır.
Firmamızın bu tip sistemlerin kurulumu ile ilgili çok ciddi bilgi birikimi vardır. Bu, müşterilerine uygun, düşük maliyetli ve optimum fayda sağlayacak sistemler kurulmasını sağlamaktadır.
GENİŞ ALAN SCADA SİSTEMLERİNDE YENİ TEKNOLOJİLER VE TRENDLER
Eskiden daha kapalı yapıda olan sistemler, artık teknolojinin gelişmesi ile daha açık yapıda olmaya başladılar.
Eskiden sadece izleme ve buna bağlı basit kumandalara dayalı kurulan SCADA sistemlerinin yerine bugün elde edilen verilerle şebeke modellemesi yapılmasını sağlayan, kayıp/kaçak analizleri yapabilen, mevcut Coğrafi Bilgi Sistemleri ile entegre yapıda çalışan sistemler ortaya çıkmıştır.
Önceleri bir su deposunun seviyesini görmek önemliyken bugün şebekeye ne kadar su verildiğini ve suyun ne kadarının faturalamasının yapıldığını karşılaştırmak daha önemli bir hal almıştır.
Kısacası SCADA bugün kurumun bilgi işlemiyle entegre çalışması gereken, elde edilen verilerin kurum içerisinde farklı düzeydeki insanlara raporlamasını yapabilen bir şekle dönüşmüştür.
“EN ÖNEMLİ TEHDİT UNSURU KALİFİYE İNSAN GÜCÜNÜN YETERLİ OLMAMASI”
Bütün diğer konularda olduğu gibi en önemli tehdit unsuru kalifiye insan gücünün yeterli olmamasıdır. 81 ilde doğalgaz, içme suyu ve elektrik şebekeleri ve bu şebekelerin işletmesini yapan kurumlar düşünüldüğünde ve ülkemizde milyarlarca TL’lik kayıp/kaçakların yaşandığı gözönüne alınacak olursa tehditin ne olduğu çok daha iyi anlaşılabilir.
Ülkemizde işletmecilik anlamında da eksikler vardır. İşletmeci kurumlarda yatırım kararı verilirken sadece ilk yatırım maliyetine bakılmakta, kurulan sistemin sağlayacağı tasarruf sayesinde yatırımın ne kadar sürede geri dönüşünün olacağı ile ilgilenilmemektedir. Bu durum ülkemizde kayıp/kaçak oranlarının yüksekliğinden dolayı yatırımın geri dönüş süresi son derece kısa olmasına rağmen böyledir.
“BÜYÜK ÖLÇEKLİ SCADA PROJELERİNİN %80’İNE YAKININDA YER ALDIK”
Herhangi bir markaya bağımlı kalmadan, ihtiyaca en uygun sistem çözümünü kurabilme yeteneği.
Geniş alanda büyük ölçekli sistemlerin kurulumu ile ilgili 17 senelik tecrübe.
Mevcut üreticilerin yazılım ve donanım çözümlerinin yetmediği durumlarda müşteriye özel yazılım ve donanım çözümleri üretebilme yeteneği.
Türkiye’de yapılmış büyük ölçekli SCADA projelerinin %80’ine yakınında yer almış tek yerli firma olmak.
Kurulan SCADA sistemlerinde iletişim altyapısını projelendirme ve kurma gücü.
TÜBİTAK destekli Ar-Ge projeleri ile ileriye dönük çözümler için çalışmalar yapması.
“ÖNCÜ KONUMUMUZU SÜRDÜRÜP, YENİ PROJELERE İMZA ATMAK İSTİYORUZ”
Elimizde bulunan projeleri kendi kalite anlayışımıza ve müşteri ihtiyaçlarına uygun şekilde tamamlamak öncelikli konumuzdur.
Önümüzdeki dönemde çıkacak SCADA projelerinin çoğunda yer almak istiyoruz.
Enerji ve su tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de birinci öncelikli konusudur. Bu konularda öncü konumumuzu sürdürüp, yeni projelere imza atmak arzusundayız.
haberortak.com sitesinden alıntıdır..
Bu haber 1579 defa okunmuştur.