        |
Ah Bin Ali Ah Bin KunduzElektrik Proje ve Teknik EgitimKartlar Yeniden KarilirkenKriz Bulutlari Dagiliyor mu?Çevre Dostu Kesintisiz Güç KaynaklariTürkiye'de Mesleki EgitimEnerji OtomasyonuÜrün Gelistirme (Ür-Ge)30 Ocak 201229 Ocak 201227 Ocak 201226 Ocak 201203 Ocak 201218 Ekim 201119 Nisan 201004 ?ubat 2009 |
|
GOOGLE TRANSLATE
Elektric News
Solar Energy news
GAZETELER
|
Anasayfa » Mustafa Fazlioglu
Türkiye Otomasyon Pazarı
12 Mayıs 2008, 01:25
Mustafa Fazlioglu
Türkiye Otomasyon Pazarı Türkiye’de otomasyon sektörü uzun yıllar ülke ekonomisine ve sanayiye hizmet etmesine rağmen gizli bir güç olarak kaldığı gibi kamu ve hükümet nezdinde de bilinirliği çok sağlanamamıştır. Bunun en büyük nedeni de, bugüne kadar yapılan uygulamalarda mühendislik hizmetlerinin yurt dışından getirilmesi ve kabul görmesidir. Bununla beraber ülkemizde bugün, yurt dışı ile rekabet edecek seviyede mühendislik hizmetleri veren ve üretim yapan firmalarımız bulunmaktadır. Ancak ithalat – ihracat dengeleri göz önüne alınırsa, dünyadaki endüstriyel otomasyon pazarında Türkiye halen oldukça aşağı sıralarda yer almaktadır.Bugün ülkemizde yaklaşık bir tahminle 100-120 civarında otomasyon firması bulunmaktadır.15 yıl öncesine kadar var olmayan bir sektör olan ve bugün ülkemizde tahminlere göre 1 milyar dolarlık bir hacme sahip bir yapıya ulaşan endüstriyel otomasyon sektörünün 600 milyon doları civarında bir bölümü ithalata bağlıdır. Diğer bölümü ise ağırlıklı olarak mühendislik hizmeti ve yerli üretimdir. Ancak Endüstriyel Otomasyon sektörünün tek başına büyüklüğü bir anlam ifade etmediğinden burada önemli olan bir nokta bu sektörün diğer tüm reel sektörlere ne ölçüde katkı sağladığıdır. Bir endüstriyel üretim tesisi, otomasyon için harcadığı birim bedel için bunun birkaç katına kadar geri dönüş sağlayabilmektedir. Türkiye’de otomasyona geçiş mertebesini % 20-30 olarak değerlendirdiğimizde pazarın potansiyel değerinin doğru yapılacak yatırımlar ve uygulamalarla bugünkü değerinin katlanarak yaklaşık 3 – 4 milyar dolar gibi rakamlara ulaşabileceğini söyleyebiliriz. Avrupa’nın sanayileşmeden elde ettiği karı elde edemeyen bir ülke olarak Türkiye’deki sanayinin, otomasyona geçerek elde edebileceği verimlilik artışını göz ardı etmemek gerekir. Proses ve makine otomasyonu olarak ele alınan pazarda, pazarın güç ayağını ise proses otomasyonu oluşturmaktadır. Türkiye, teknolojiyi üreten değil büyük oranda ithal eden bir ülke konumundadır. Türkiye’nin 2006 yılı ithalat - ihracat dengesine bakıldığında Türkiye’nin ithal ettiği mamuller arasında ilk sıraları ileri teknoloji gerektiren ürünlerin yer aldığı görülmektedir. ihracatını ise genel olarak tarımsal hammadde ve yarı mamuller oluşturmaktadır. Bu da cari açığın büyümesine neden olan en önemli etkenlerden biridir. Bu nedenle Türkiye artık üretim yaparak, bilgi üreterek ileri teknolojiyi ithal eder ülke konumundan çıkmalıdır. 2007 yılı verilerine bakıldığında Türkiye’nin, sanayi üretiminde, Ar-Ge harcamalarında ve patent sayılarında artış gözlenmekle beraber rekabet gücü, sanayisinin katma değer payı, cari işlemler dengesi, araştırmacı sayısı, yüksek teknolojili ürün ihracatının sanayi ihracatındaki payı gibi konularda gerileme olduğu gözlenmektedir. Sanayi üretiminde artış olmasına karşın, sanayinin katma değer payında düşüş gözlenmesi Türkiye’ de yeni ürün geliştirilemediğini, ürün geliştirme faaliyetlerinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Endüstriyel Otomasyon sistemlerinin çok yönlü bir yapıda olması ve bir know-how sektörü olarak kimya ve petrokimya, petrol ve gaz, demir ve çelik, inşaat ve çimento, seramik ve cam, su ve atık su arıtma, gıda ve ilaç, tekstil ve kağıt, enerji, otomotiv, maline ve imalat, savunma gibi sanayilere kısmi veya bütünsel hizmet verme özelliğine sahip olması yanında Endüstriyel Otomasyon, araştırma ve geliştirmeyi de içerisinde barındırmakta ve endüstriyel problemlerin çözümünü de amaç edinmektedir. Bu nedenle ülkemizdeki otomasyon sektörüne yapılacak yatırımlar, hem ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayacak hem de dış pazarlardaki konumunu üst sıralara taşıyacaktır. Otomasyon sektörünün tanıtılması, son kullanıcıya doğru bilgilerin aktarılması, hükümet ile sektör ve dolaylı olarak diğer sektörler adına da yapılacak ortak çalışmalarla Türkiye’deki otomasyon sektörünün pazar payı artırılacaktır. Türkiye’de bugüne kadar yaşanan siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle firmaların büyüme hızı olumsuz olarak etkilenmiş ve yapılan yatırımlar yetersiz kalmıştır. Bu nedenle diğer sektörlerde olduğu gibi endüstriyel otomasyon sektörünün büyüme hızı da sekteye uğramıştır. Ancak sektörün büyüme grafiği, daha önceki yıllara oranla gelişme göstermekte ve pazarda % 15 – 20 civarında bir gelişme gözlenmektedir. Ancak bu gelişime rağmen bugün Türkiye’de fabrikaların sadece % 20 si otomasyon sistemiyle üretim yapmaktadır. Otomasyon sistemlerinin kuruluş aşamasında oldukça maliyetli olması, firmalara ciddi oranda mali bir yük getireceği kanısı yaygın olmakla beraber, otomasyonun getirisi olan yüksek verimlilik, maksimum kalite ve zamandan tasarruf gibi özellikler, kıyasıya rekabetin yaşandığı küreselleşme ortamında ayakta kalmak ve varlığını sürdürmek isteyen firmaların otomasyon sistemlerine geçişini hızlandıracaktır.
Kaynak;ENOSAD
Bu haber 2182 defa okunmuştur.
|
GÜNCEL HABER
|