KAPAT
Otomasyon,Haber,News,Automation Turkey,Proses
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE İLETİŞİM
22 Mayıs 2012 Salı
Kisa Yazi02 Mayys 2012

GOOGLE TRANSLATE

Elektric News

Solar Energy news

GAZETELER



Şimdi Karar Verme Zamanı

B.Bertan Günder

26 Mart 2011, 01:34

B.Bertan Günder

Şimdi Karar Verme Zamanı

 

Barış Bertan Günder

birgunder@gmail.com

 

TCMB  politika faiz oranlarını sabit tuttu.  Zorunlu karşılık oranlarını vadesiz mevduatta %12’den %15’e, 1 aya kadar %10’dan %15’e, 3 aya kadar %9’dan, %13’e, 6 aya kadar %7’den %9’a yükseltti.

 

TCMB, petrol ve emtia fiyatlarının Enflasyon Raporu’ndaki varsayımların üzerinde gerçekleştiğini bu nedenle de önümüzdeki dönemde mal grubu fiyatlarında bir süre daha yükselme beklediğini belirtti ancak hizmet enflasyonunun ılımlı bir seyir izleyeceğini tahmin ediyor.

 

Merkez Bankası açıklamasında Kasım ayından itibaren uygulanan tedbirlerin yılın ikinci çeyreğinden itibaren krediler ve iç talep üzerinde etkili olmaya başlamasının beklendiğini ancak finansal istikrara ilişkin riskleri azaltmak için zorunlu karşılıklarda bir miktar daha artışa ihtiyaç duyduğunu değerlendirmektedir.   

 

Ayrıca zorunlu karşılık oranlarındaki artış ile son dönemde petrol ve diğer emtia fiyatlarında gözlenen hızlı artışların enflasyon üzerindeki olası ikincil etkilerini sınırlamak için gerekli ilave parasal sıkılaştırmanın  da sağlandığını belirtiyor.

 

TCMB, düşük politika faizi, geniş faiz koridoru ve yüksek zorunlu karşılık oranlarından oluşan politika bileşiminin sıkılaştırıcı yöndeki etkilerinin yakından izleneceğini ve gerektiğinde ilave tedbir alınacağını belirtiyor.

 

Munzamdaki bu artış kararından sonra medyada çıkan haberler yine enteresandı. Bu kararı sürpriz olarak nitelendiren ekonomi çevreleri bu kararı yine bolca eleştirdiler. Oysaki Merkez Bankasını bu artışa zorlayan kredi hacmindeki o önlenemeyen yükseliş bu arttıtımın olacağını gösteriyordu bizlere. Merkez bankasının munzam oranlarında artış yapması kesinlikle doğrudur. Geçen yazılarımda da bunun olacağını ve olması gerektiğini anlatmaya çalışmıştım.

 

Hatırlanacağı üzere TCMB’nin kredi artışı için arzu ettiği seviye %20-25 aralığı. Oysaki kredilerdeki yıllık bazdaki artış %35.5 seviyelerinde. Yani Aralık ve Ocakta yaptığı munzam artışlarına rağmen olması gereken seviyeden hala çok uzağız, bu nedenle TCMB’nin bu şartlarda munzam karşılıklarda artışa devam etmesini son derece normal karşılımak gerekir.

Bankacılık sektöründe 2010 sonunda 535.38 milyar lira olan toplam  krediler, 11 Mart haftası itibariyle yıl sonuna göre yüzde 4.66 artışla 560.32 milyar lira olarak

gerçekleşti.

 

Aslında bu politika faizlerini indirerek bir yandan cari açığı frenlerken, munzam oranları arttırarak düşük faiz ortamının kredilere olan talebi arttırmasının önüne geçilmeye çalışılması  dünyada daha önce çok da denenmiş ve başarıya ulaşmış bir yöntem değil. Bu durum bir beyaz eşya dükkanına “sen çok eşya satma” , alıcıyada “bak artık faiz oranları cazip değil sende taksitle alma” demeye benziyor. Bu söylemi iki tarafında dinlemesi zor. Zira biri kar amacıyla kurulmuş bir işletme. Karıda yapacağı ciroya bağlı kuşkusuz. Günümüzde kredi kullananların çoğu zaten ihtiyaçtan yada alım gücü yaratmak için krediyi tercih ediyor. Kredi faiz oranı tüketicinin yada bir işletmenin ilk etapta baktığı şey değil her çoğu zaman. Hem zaten neredeyse 10 yıldır kurlar yerinde saydığı için ithal malları 7-8 yıl önceki fiyatlarındanda çoğu zaman almak mümkün oluyor. O zaman zaten tarihinin endüşük seviyelerinde olan kredi faiz oranlarındaki üç beş puanlık artış kredi kullanma konusunda kimseye çokda caydırıcı gelmiyor.

 

Büyük oranda ihracatımızı yaptığımız EURO bölgesindeki durgunluğun yanına  Libya ile olan ticaret ve mütahitlik hizmetlerimizdeki kayıp ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi önümüzdeki dönemde Cari açığında yüksek seyredeceğini gösteriyor. Birde bunun üstüne yılın ikinci yarısı üzerimize tutsunami dalgası gibi gelmekte olan enflasyon ve bununla mücadelede eklenince yeni Merkez Bankası başkanını ve yeni hükümeti zor günler beklediğini söylemek yanlış olmaz.

 

Artık yarım asırdır ülkemizin kanını emen bu Cari açığa dur demenin zamanı gelmişte geçmiştir bile. Bu açığın en büyük sorumlusu enerjide yüksek olan dışa bağımlılığımızdır. Eğer petrolümüz yada doğalgazımız yok yada çıkartılamıyorsa Nükleer enerji için geç bile kalınmıştır. Güneş, rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynakları ve hidrolik enerji Nükleer enerjinin alternatifi olamazlar ama geliştirilmelidirler. Çünkü ülkemiz bu konuda çok şanslıdır. Mevsim değişikliklerinden yenilenebilir enerji kaynakları, Nükleer enerjiden çok daha fazla etkilenmektdirler. Japonyadaki nükleer santral trajedisinin altında insan hatası yatmaktadır. 7 şiddetindeki depremlerin tarihden beri sıradan olduğu bir ülkede santralin 5.9 depreme dayanıklı olarak yapılmış olması ve ülkenin dört bir yanı açık okyanusa baktığı halde tutsunami olasılığının göz ardı edilmiş olmasının günahı Nükleer santrallere yıkılamaz. Nükleer Santral gibi stratejik ve yüksek karlı bir yatırımın ise mutlaka ve kesinlikle DEVLET tarafından yapılması gerekir.

Türkiye artık kararını vermelidir.

Ya Nükleer santraller kuracak ve Yenilenebilir Enerji kaynaklarına yönelip enerjide dışa bağımlılığı azaltarak Cari açığı bitirilecek ve ekonomik krizler tarihde kalacak daha müreffeh ve daha bağımsız bir Türkiye olacak yada  sürekli Cari açığı finanse etmek için ( şimdiye kadar yapıldığı gibi ) sıcak parayı ülkeye çekmek uğruna yüksek reel faiz vermek zorunda kalacak,  zengin dahada zenginleşirken gelir dağılımı daha da bozulacaktır. Hükümetlerde sıkıştıkça çeşitli tavizler vererek krizden kurtulmak için IMF ve Dünya bankasından kredi istemeye devam etmek zorunda kalacaklar,  karşılığında yapılması şart koşulan özelleştirme gelirlerleri ile de bu borçların ana para ve faizleri ödenmeye devam edilecek. Yada başka bir yol izlenerek IMF e olan borçları azalttım diyip bunun yerine dış piyasalara uzun vadeli Eurobond ihraç ederek borçlanma yolunu seçerek aslında yine kendi kendimizi kandırıp günü kurtarmaya devam edip ama borçlu nesiller yetiştireceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber 949 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Küresel Haber

ANKET

Sitemize Nasil Ulastiniz




Tüm Anketler

Sitemizdeki yazy, resim ve haberlerin her hakky saklydyr. Yzinsiz,kaynak gösterilmeden kullanylamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi