| |||||||||||
| |||||||||||
GOOGLE TRANSLATEElektric NewsSolar Energy newsÖNEMLİ LİNKLERGAZETELER |
Cari Açığa Kısa Vadede Çözümler
28 Kasım 2011, 15:56 Cari Açığa Kısa Vadede Çözümler.. Bir haftalık bir aradan sonra, TCMB den gelen açıklamayı görünce değinmeden edemeyeceğim doğrusu. Kredi hızında azalma istediğim seviyelere geliyor diyor. Ama bu faizlerin son aylarda yükselmesinden kaynaklandığını söylemiyor. Son dönemde munzam oranlarında tam tersi indirime giden Merkez bankasının bunda payının olmadığı ortada. Yılın başlarında yapmış olduğu munzam artışları yıl sonuna kadar kredi büyüme hızını yavaşlatamamıştı oysaki. Munzam artışlarını yaparken bu artışların cari açığı frenlemede yeterli olacağını savunmuştu Merkez Bankası. Bizde yeterli olmayacağını faiz arttırmıda yapılması gerektiğini yazmıştık. Son cari açık rakamları hala cari açığın yüksek seyrettiğini ve istenen düşüşün sağlanamadığını gösteriyor. Çünkü MB tam tersi faiz indirimi yaptı ve piyasaya yapılan bu doping cari açığın yine düşmememsine yol açtı. Şimdilerde ise Ocak Şubat aylarında düşecek diyor. Evet bu sefer düşecek. MB politika faizini arttırmamasına rağmen kısa vedeli faizleri arttırdı ve piyasa bunu fiyatlayarak gösterge faizi 11 li seveyelere kadar yükseltti. Bu durum nihayet piyasaları ister istemez soğutacak ve cari açıkta ekonominin durgunluğa girmesiyle beraber bir düşme trendi görebileceğiz. Ama bu düşüşler yine kalıcı olmayacak. Son dönemde Ödemeler dengesi içinde sermaye hareketleri bölümünde yer alan Net Hata Noksan kalemindeki müthiş artış dikkat çekiyor. Bu durum ekonominin kayıtdışılığının büyümesi açısından olumsuz ama bir anlamda cari açığı finanse etmesi açısındanda acaba gözmü yumuluyor tartışmasınınıda beraberinde getiriyor. Son yılda 14 milyar dolar son üç yılda ise 29 milyar dolara dayanan net hata noksan kalemi diş ticaret açığımızın neredeyse yüzde 22 sini finanse eder hale geldi. Bu para girişinin ülkemize sermaye hareketi olarakmı yoksa kayıtdışı yani vergilendirilmemiş ihracat gelirindenmi kaynaklandığı ise açıklanmadığı için bilinmiyor. Ancak bu tür yöntemlerde cari açığın kısa vadede çözümü açısından yeterli değil. Cari açıkta kısa vadede kalıcı bir düşüş için enerjide dışa yüksek bağımlılığımızın sona erdirilmesine yönelik adımların atılması gerekiyor. Yenilenebilir enerji yatırımları olumlu ama kısıtlı üretim imkanlarıyla açığı kapatma konusunda yetersiz kalacaklar. Nükleeri devreye sokmak en az 5-6 yıllık bir zamanı alacak. ( Bugün Fransa, bizim zamanında çevreye zararlı diye düşünmediğimiz nukleer enerjiden çıkmanın çılgınlık olduğunu açıklıyor.) Ancak bunun yerine kısa vade içerisinde elimizde kullanmadığımız diğer madenlerimizi devreye sokabiliriz. Örneğin ülkemizde bolca bulunan Linyit rezervlerimizi... Dünyada Linyit kömüründen doğalgaz üretilebilen bir teknoloji var. Bu konuda uzman Amerikan KBR şirketi bildiğim kadarıyla bu aralar enerji bakanlığıyla temaslarda bulunuyor. Kömürden doğalgaz elde eden TRİG teknolojisini ülkemize getirmek isteyen firma yetkilileri Türkiyede kömür gazlaştırma, rafineri inşaatı, petrol üretimi ve çıkartılması gibi alanlarda yatırım yapmak istediklerini belirtiyorlar. Aynı firma şu an Çin de bir tesis kuruyor ve Çin in Linyit rezervlerinin bu teknolojiye yüzde 50 uygunken Türkiyedeki rezevrlerin yüzde 90 uygun olduğunu belirtiyorlar. Türkiyede ortaklık için HEMA ve PARK grubu ile temasta olduklarını ve Türkiyede üstelik kısa vadede 1-1,5 yıl içinde kömürden doğalgaz üretimiyle ilgili projenin hayata geçirilebileceğini ifade ediyorlar. Cari açığımızı kısa vadede düşürebilmek için bir diğer yapmamız gereken önlem ise sürekli tüketimi teşvik etmek yerine tasarruf etmeyi özendirmekten geçiyor. Cari açığın en büyük sebeplerinden biride ülkece tasarruf etmememiz. Bugün depremin vurduğu Japonyada üretim dışında kalan santrallerin dışında bile Nükleer santralleri çalışırken bizden daha fazla tasarrufa önem verdiklerini görüyoruz. Nükleer santrallerimiz olmamasına ve doğalgazın neredeyse tamamını dışarıdan karşılamamıza rağmen hiçbir tasarruf yapmıyoruz. Milli geliri bizden kat be kat yüksek olan ve bizim gibi cari açığı olmayan hatta cari fazla veren Japonyada bakanlık başlattığı kampanyada halktan, kış boyunca kaloriferlerini en fazla 20 deecede yakmalarını, üşümemeleri için kat be kat giyinmeleri gerektiğini, ev içinde bere ve külotlu çorap kullanmalarını ve evde hazırladıkları geleneksel japon çorbasını mutlaka içmelerini istediler. Bakanlık ayrıca işe giderken üşünmesin diye metrodan bir durak önce inilerek yürünmesini tavsiye etmiş. İnsan bunları görünce aslında olması gerektiğinden ne kadarda rahat yaşadığımızı düşünmeden edemiyor. Akşam trafiğinde içlerinde son model ithal arabaların içerisinde tek kişi olarak seyahat etmeye çalışan vatandaşlarımız akıllara geliyor. Bir yandanda açlık sınırında yaşam mücadelesi veren 12 milyon kişinin varlığı ülkemizdeki gelir dağılımındaki adaletsizliğin ne buyutlara vardığını gösteriyor. Bu arada biride çıksada son dört yılda doğalgaza yüzde 90 zam yapılırken TÜFE nin nasıl yüzde 40 larda kaldığını bir açıklasada öğrensek diyorum... Bu haber 417 defa okunmuştur.
|
HABER ARAKüresel HaberEN ÇOK OKUNANLAR
|
|||||||||
|
Sitemizdeki yazy, resim ve haberlerin her hakky saklydyr.
Yzinsiz,kaynak gösterilmeden kullanylamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||