KAPAT
Otomasyon,Haber,News,Automation Turkey,Proses
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE İLETİŞİM
22 Mayıs 2012 Salı
Kisa Yazi02 Mayys 2012

GOOGLE TRANSLATE

Elektric News

Solar Energy news

GAZETELER



Ekonomide Yanlışlıklar ve Bilgi Kirliliği

B.Bertan Günder

05 Ocak 2012, 19:45

B.Bertan Günder

Ekonomide Yanlışlıklar ve Bilgi Kirliliği

Ülkemiz adeta bir dezenformasyon cenneti...

Bilgi kirliliği almış başını gitmiş. İnsanlara haber veren kaynaklar bazı haberleri ön plana çıkarırken bazı haberleri ya yazmıyor yada küçük puntolarla geçiştiriyorlar. Öyleki haberlerde bile haberden daha çok yorum dinliyoruz ve sanki birileri bizim nasıl düşüneceğimize karar veriyor.

 

Siyasette olduğu gibi ekonomide bu yönlendirme hat safhada. Tabiki ekonomiden herkesin çok anlamasını beklememek lazım. Hal böyle olunca yazılı ve görsel basın ve medyanın her daim iyimser yorumcularınında yardımıyla toplum çok kolay yönlendirilebiliyor.

 

Hep medyada ihracatın rekorlar kırdığını okudunuz mesela. Hiç ithalatın daha büyük rekorlar kırdığını okudunuzmu? Okuyamazsınız...Oysaki kasım ayında 12 aylık kümülatif ihracat rakamı 134 milyar dolara, ithalat ise 241 milyar dolara ulaştı. Yani neredeyse dış ticaret açığımız ihracatımızla yarışır bir halde. Açık 106,5 milyar doları bulmuş durumda. Ve asıl rekor kıran o.

 

İhracatımız ne kadar artarsa artsın asıl önemli olan açığın kapanıp kapanmadığıdır. Yani ihracatın ithalatı karşılama oranıdır asıl önemli olan. Bu oranın yükselmesi asıl gerçek bir başarı hikayesidir. Ama bu oran şimdilerde yüzde 55 lere gerileyerek tarihimizin en düşük seviyelerine yaklaşmıştır malesef. Bu durum ise gerçek bir başarısızlıktır.

 

Biz ürettiğimizden daha fazla harcayan ve bu açığıda ülkemize giren yabancı sermaye ile karşılayan bir ekonomiye sahibiz. İthalat ve dolayısıyla yabancı sermaye bağımlısı olan bir bünyeye sahibiz. Malesef ekonomi böyle kurgulanmış. Bunu yapanlar enerji talebini üretimle değil ithalatla kapatma yolunu seçmiş zamanında. İthal ürünlerine karşı yerli ikame için fazla bir şey yapılmamış ve bu yüzden ihracatımız ne zaman artsa ithalat daha fazla artmaktadır. Böyle bir ekonomide yerel para aksine zayıf olmalıdırki ihracat teşvik edilsin. Gerçek olan ihracat fazlası olan ekonomilerin paralarının değerlenmesidir, sıcak para girenlerde bu durum geçicidir.

 

Mesela 4 milyar dolarlık bitkisel yağ ithal ediyoruz. Toprağımıza su döksen bitki fışkıran bir verimli topraklara ve güneşe sahip olmamıza rağmen bu durum böyle. Gıda ürünlerinde daha önce kendi kendine yetebilen ülkemiz etten buğdaya, pamuktan pirince herşeyi ithal eder hale gelmiş durumda. Yerli yem üreticileri iflas etmiş ithal yeme mahkum edilmişsek, bu yüzden dışardan dana ithal etmek daha karlı hale gelmişse suçlusu tüketicimi acaba. Ülkemize gelen bir bebek maması firması ülkemizde geçenlerde gdo suz bir ürün bulamadığını açıkladı. Bu duruma tüketicinin yerine kimler karar verdi yada bu hakkı nasıl bulabiliyor acaba.

 

Senede 50 milyar dolarlık enerji ithal ediyoruz. Bu dış ticaret açığımızın neredeyse yarısı. Enerji ihtiyacımızın yüzde 90 ı ithal...Ve işin bir başka ilginç tarafı elektrik üretimimizin büyük bir kısmı doğalgazdan karşılanıyor. Ama memleketimizde doğalgaz yok....ya bu nasıl bir dışa bağımlılıktır nasıl bir mahkümiyettir. Yarın doğalgazın büyük bir kısmını aldığımız Rusya bize kızsa sana doğalgaz vermiyorum arkadaş dese hapı yuttuk. Sanayi çöker bizde kazma kürek yakarız herhalde. Şu Kebanı, Atatürk barajını zamanında yapandan Allah razı olsun...

 

Ekonomisi senelerce yüksek faiz düşük kur mantığıyla yönetilen bir ülkede zor şartlarda kazanılan dolarlar şu sıralar Merkez bankası tarafından satılmakta...Bu kadar yüksek ithalat bağımlısı olan bir ekonomide ve reel sektörün kurlarda açık pozisyona alıştırılmış bir ortamda bu bonkörlük nedendir acaba. Oysaki geçmiş krizlerde edindiğimiz tecrübe rüzgara karşı durulamayacağını bu yöntemin yanardağa su dökmekten başka bir şey olmadığını gösteriyor. Para çıkışı yok diye toz pembe demeçler vermek yerine para çıkışını nasıl durdurabilirimi düşünmek gerekiyor. Dua edelimde AB krizi hafiflesin yani yanardağ sönsün. Yoksa işimiz zor...

 

Yaz aylarında üzerimize doğru gelen enflasyonu hatta para çıkışı nedeniyle yükselen kurlara karşı faiz arttırılmalı diyenler faiz lobicisi oluyor. O zaman bunu diyenlerinde enflasyon lobicisi olmalılar çünkü enflasyonun ekmeğine yağ sürdüler. Nerdeyse on yıldır yerinde sayan kurlardan rahatsız olmayıp ihracatçıların isyanına kulak tıkayıp mantar gibi çoğalan ithalatçıları alkışlayanlarda ithalat lobicileri olsa gerek o zaman. Bu süreçte verilen reel faizle senelerce tatlı reel faiz kazananlara ve cari açık nasılsa finanse ediliyor problem değil diyenlerde faiz lobicisi olmalılar bu mantıkla...

 

Sorun ülkenin heryerine doğalgaz borusu döşeyerek çözülemeyecek kadar büyük bir sorundur.

Fransaya sözde söylemlerde bulunarak yüzde 15 i Fransızların olan güney akım projesine onay vermek ve bunun medyada fazla yer almamasıda sorunları çözen politikalar değildir. Acil olarak ithal ikamesine ve ithal ürünlerinin ülkemizde üretilmesine yönelik çalışmaların başlatılması gerekiyor. Nükleer enerjiye en kısa zamanda geçilmediği sürece de bu cari açıktan kurtulamayacağımızda gün gibi açıktır.

 

 

 

twitter@bbgunder

Bu haber 316 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Küresel Haber

ANKET

Sitemize Nasil Ulastiniz




Tüm Anketler

Sitemizdeki yazy, resim ve haberlerin her hakky saklydyr. Yzinsiz,kaynak gösterilmeden kullanylamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi