KAPAT
Otomasyon,Haber,News,Automation Turkey,Proses
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE İLETİŞİM
22 Mayıs 2012 Salı
Kisa Yazi02 Mayys 2012

GOOGLE TRANSLATE

Elektric News

Solar Energy news

GAZETELER



Ekonomide Değişim Zamanı

B.Bertan Günder

10 Ocak 2012, 21:30

B.Bertan Günder

Ekonomide Değişim Zamanı

Son dönemde ekonomide yaşadığımız sıkıntılar, 1994 ve 2001 de yaşadığımız ve ders almadığımız krizlerin bir yenisinin daha yaşanabilmesi ihtimalini gözler önüne serdi. Görünen o ki ekonomi politikalarındaki yanlış uygulamalar, bizi hep bu olumsuz sonuca götürüyor ve bizde bunu uygulamaya malesef hala devam ediyoruz. Onun adı da sıcak para ekonomisi, ithalata dayalı büyüme modeli ve yüksek faiz düşük kur politikasıdır.

 

Artık çok net bir şekilde görülmüştürki, sürekli cari açık vererek ve bu cari açığı sıcak parayı ülkeye çekerek yani yüksek faiz düşük kur değerli TL mantığıyla çevirerek bir ülke kalkınamaz.

Üstelik cari açığımızı ülkemize gelen sermaye girişleriyle finanse ettiğimiz için ne zaman bu girişlerde çeşitli nedenlerle azalma olsa krizle burun buruna gelmekteyiz.

 

Bu durum aynı zamanda karşı ülkelerin eline koz vermekte ekonomik olarak bağımlılık siyaseten bağımlılığıda beraberinde getirmektedir. Bunun en son örneğini Fransanın haksız yasasına karşı hemen hemen hiçbirşey yapamayışımızdada bir kez daha görmüş olduk. Çünkü ekonomik olarak Fransaya onlardan vazgeçemeyecek kadar çok bağımlıyız malesef.

 

Şimdiye kadar Cari açığın nedenlerini bitirmeye yönelik önlemlere eğilmek yerine hep açığı nasıl finanse ederize yönelmişiz. Geçmişteki körfez ülkeleri gezileri yada IMF anlaşmaları hep bunlara bir örnek. Bunun son örneğide şimdilerde mütekabiliyet ve 2-B arazilerinin satışı ile ilgili yasaların çıkartılması.

 

Bunlar temelde Cari açığı bitirilmesine yönelik değil ancak finansmanına yönelik bize zaman kazandıracak düzenlemeler. Zaten bu gelir kalemlerinide tükettikten sonra özelleştirmeyle yabancılara satılan karlı şirketlerin gelirleri nasıl yurtdışına götürülebiliyorsa artık gayrimenkullerden elde edilecek faiz gelirleride yurtdışına gidebileceği için bu durum cari açığı dahada arttırabilecek.

 

Bir kere şu tesbiti yapmak yanlış olmayacaktır. Enerjide dışa olan yüksek bağımlığımız devam ettiği müddetçe yani Nükleer enerjiye geçmediğimiz sürece bizde Cari açık her zaman olacak. Bu tip ekonomilerin aslında yapması gereken değersiz yerel para ile ithalatın frenlenip ihracatın teşvik edilmesi ve ithal ikamesine geçilerek ithalat bağımlılığının azaltılmasıdır.

 

Bunun yanında nükleer santrallerinde devreye sokularak enerjide dışa bağımlılığımızın azalması ile dış ticaret açığımızda azalmaya başlayacak yabancı sermayeye olan mecburiyetimizde eskisi kadar olmayacaktır. Ekonomideki bu bağımsızlığımız siyasetimizde yansıyacak eskisindende güçlü ve gerçekten sözü geçen bir ülke olabileceğiz.

 

Ayrıca bu para politikası bize para girişlerini çok da keseceğinide düşünmemek lazım. Dünyada büyüyen ekonomilere her dönemde para girmektedir. Geçen sene bizim gibi gelişmekte olan ülkeleri kapsayan BRIC ülkelerine çok büyük para girişleri olmuştur. Üstelik dünyada risk algısı arttığında paranın en fazla kaçtığı ülkeler bizim gibi cari açığı yüksek olan ülkeler olduğu için bu tür durumlarda eskisi kadar bizden para çıkışlarıda yaşanmayacaktır.

 

Her 100 liralık ihracatta 82 liralık ithalat yapmak zorunda kalıyorsak bu bizim ayıbımızdır. Her yıl 14 milyar dolarlık makine ve 8 milyar dolarlık demir çelik ithalatımızın bir kısmının üretimini biz gerçekleştiremezmiyiz? Bizim gibi verimli topraklara sahip bir ülke geçen yıl nasıl 4 milyar dolarlık bitkisel yağ ithal eder. İhracatımızın en büyük kalemi olan motorlu taşıt ihracatımız bile geçen sene 14,3 milyar dolar ihracata karşılık 15,5 milyar dolarlık ithalat yapmışsak hala bununla nasıl övünebilmekteyiz. On yılda 21 milyar dolarlık cep telefonu ithal eden ülkemiz bir cep telefonu üretmekten acizmidir. Bu rakamlar devletin resmi TÜİK e ait Ocak-Kasım dönemlerine ilişkin raporlarından görülebilir.

 

Tüketicilerin bankalara olan borcu 47,9 milyar tl artışla 216 milyar tl ye ulaşmıştır. Kredi kartını edeyemeyenler ile gecikmeli ödeyenleri gösteren negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları sisteminde yer alan kişi sayısı 2011 yılının kasım ayında bir önceki aya göre %36 oranında arttı. Merkez bankası verilerine göre Ekim ayında toplam 84.226 olan ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı söz konusu ayda 131.428 e çıkmış durumda.

 

Bu veriler, uzun süre uygulanan yüksek faiz düşük kur politikasının halkı tüketmeye sevketmesinin sonunda aniden ülkeden çıkan paranın sonucunda geride bıraktığı yıkımı ve bu politikanın yanlışlığını bir kez daha göstermesi açısından çok önemlidir.

 

 

Bu haber 335 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Küresel Haber

ANKET

Sitemize Nasil Ulastiniz




Tüm Anketler

Sitemizdeki yazy, resim ve haberlerin her hakky saklydyr. Yzinsiz,kaynak gösterilmeden kullanylamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi